Şebinkarahisar Mutlu Son

Şebinkarahisar Mutlu Son

Sadeliğin ve iyi huyun tüm zarafetiyle bezenmiş yalın

sağduyusu onu fanatik olunacak biri yapmasa da çok daha

mutluluk verici bir konuma,  Şebinkarahisar Mutlu Son  her yerde sevilen ve sayılan bir

haline getirmişti. Ama Charles’ta kalbimi çelen ve tutkularımı

kendine ilk bağlayan özellik, güzelliğinden başka bir şey

değildi. Esasen ben de o zamanlardaki havailik, ciddiyetsizlik

çağında, gözlerime yeterince güzel görünen birinde iç

güzelliği aramıyordum.

Büyük bir zevk ve sefa içinde yatakta yediğimiz yemekten

sonrasında Charles kalktı, bana tutkuyla veda ederek birkaç

saatliğine şehre indi. Şebinkarahisar Mutlu Son Orada genç,kurnaz bir avukatla meseleyi

görüştükten sonrasında evinden henüz önceki gün kaçtığım eski

saygıdeğer bayanıma gitmişler. Charles, o kadından ileride

gelebilecek tüm talepleri şimdiden kesip atarak hesabı

görmeye eminydı. Böylece yola çıkmışlar fakat ayrıca

avukat arkadaşı, Charles’ın verdiği bilgileri göz önüne alarak

Şebinkarahisar Mutlu Son

ziyaretlerinin amacını değiştirip tazminat önermektense isteketmenin daha iyi olacağı sonucuna varmış.

İçeri alındıklarında evin kızları önceden tanıdıkları

Charles’ın çevresinde toplanmışlar, kaçışımın üzerinden fazla

süre geçmediği için ve bu kaçışta suç ortaklığı ettiğinden

kuşkulanmak şöyle dursun beni görmüş olduğunden bile tümüyle

habersiz olduklarından kendilerince Charles’ın gözüne

girmeye çalışıyorlarmış. Şebinkarahisar Mutlu Son Charles’ın yanındaki avukatı da yeni

bir av sanmışlardı fakat avukatın kasvetli, yargıç edası yaşlı

patroniçeyle halletmesi gereken bir işi olduğunu söyleyip

onun nerede olduğunu sorarak kızların hemen geri

çekilmesini sağlamış.

Derhal Madama haber uçurulmuş ve kızlardan odayı

boşaltmaları istenmiş. Avukat, taşradan yeni gelmiş

FRANCES veya FANNY HILL adlı bir genç kızı tanıyıp

tanımadığını, hizmetçi niyetine tutma asılsızı altında tuzağa

düşürüp, düşürmediğini sormuş, sertçe.

Adaletin

sorgulamalarında titremek ancak suçluların düşeceği bir

durumdur. Benim hesabıma vicdanı hiç de temiz olmayan

bayan Brown, şehri ne kadar iyi bilse de mesleğinin tümtehlikelerinde kurt kesilmiş olsa da bu soruyla dehşete

düşmekten alamamış kendini. Hele, hele sulh Hâkimliğinden,

Newgate’ten, Old Bailey’den gelen bir avukat karşısında

uygunsuz bir ev işletme ithamlarından, şehirde otomobille

dolaştırılıp suç teşrihinden ve o tür tüm işlemlerden lafaçıldıkça korkusu daha da katlanmış. Muhtemelen evine karşı

ihbarda bulunan kişinin ben olduğumu sanan kadının ağzı bir

karış açık kalakalmış ve binlerce itiraz, özürler sunmaya baş‐

lamış. Bunun üstüne normal olarak sandığımı istekli bir edayla

getirmişler. Aslen hanımefendi Brown dehşete düşmüş ve

gerçekten korkmuş olmasaydı onlarla tartışabilirdi. Bunun

yanı sıra ağızlarını sıkı tutmaları için önerilen pirinç raksıcaklıkrüşveti de reddedilince kendini iyice savunmasız hissetmiş

olmalıydı.